Bitkilerin dili
Posted By admin
Tüm canlıları ilgilendiren bilgileri sunmayı amaçladığımız bu bölüme, ilk olarak bitkilerin dünyasını tanıyarak başlıyoruz. Bu konuda merak ettikleriniz ve paylaşmak istediğinizi bize yazın. Sayfamız bizlere ulaşan beklentileriniz doğrultusunda gelişecektir…
Bitkiler gerek görünümleri gerekse Ekosistemdeki fonksiyonları ile birer tabiat harikalarıdır. İnsanlar için birer şifa kaynağı olan bitkilerin birçok türü, ilaç sanayiinde de kullanılmaktadır.
http://www.seslidostluk.com/bitkilerin-yasamimizdaki-yeri
Yaşamımız için gerekli oksijenin tamamı bitkiler tarafından üretilir. Eğer bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez enzimlerinden bir tanesi bile olmasaydı şu an yeryüzünde hiçbir canlı var olmayacaktı. Bitkilerin, canlılara sağladığı tek fayda sadece fotosentez de değildir. Bunun yanı sıra bitkiler, böcekler, memeli hayvanlar (inek, zürafa, geyik vs.), kuşlar ve hemen hemen tüm yaratıklar için birer besin kaynağı ve birer yuvadır.
Bitkilerin nasıl yaşadıklarını, ne ile beslendiklerini, canlılarla nasıl bir ilişki içerisinde olduklarını ilginç resimler eşliğinde inceleyelim.
Bitkinin sahip olduğu 3 temel öğe vardır.
Kök
Gövde
Yapraklar
Bunları tek tek ele alalım
1) Kök
Bu temel öğelerden ilki, bitkinin köküdür. Kök, bitki için gerekli tüm su ve mineral Maddeleri tıpkı bir vakum gibi emerek gövde ve yapraklara kadar iletir. Kökün mucizevi bir özelliği ise salgıladığı bazı kimyasal maddelerle kendisini toprak altında yaşayan kurt, solucan ve mikroorganizmalara karşı korumasıdır. Bu bir bitki için ilginç bir durumdur. Çünkü kapkaranlık toprağın içinde bir kökün, kendini korumak amacıyla, böcek ve mikroorganizmaların hoşlanmadığı bir kimyasal üretip salgılaması dış dünyadan habersiz bitkiden beklenilmeyecek bir durumdur.
2) Gövde
İkinci temel öğe olan gövde, yerine getirdiği fonksiyonlar itibariyle mükemmel bir yapıdır. Bahçelerde, sokaklarda pek çok Ağaç görürüz. Devasa bir gövdeleri vardır, üzerlerinde de binlerce yaprak. Fakat gövde dışarıdan görüldüğü gibi sadece odunsu bir dokudan oluşan basit bir yapı değildir.
Ağacın gövdesi inanılmaz bir esnekliğe sahiptir. Bu esneklik, rüzgar ve vahşi hayvanların yaptığı dış etkilere karşı bitkinin gövdesinin kırılmasını engeller. Tabii saatte 200 km. ile esen kasırgaları saymazsak.
30 sms kazan
Gövde içerisinde tıpkı bir su şebekesi gibi döşeli bir borucuk ağı vardır. Bu ağı oluşturan boruların büyütülmüş şekilleri aşağıdaki resimlerde görülmektedir.
Şekillerde görülen kısa borular, bitki içerisinde bir intizamla dizilerek hem suyu yukarı doğru çıkarmakta hem de yukarı çıkarma sırasında suyun bir kısmını boruların etrafında dizilen hücrelere aktarmaktadır. Bu sistem tıpkı insandaki kan damarı ağına benzer. Yukarı çekilen su böylelikle serbest bir akımla her tarafa dağıtılmış olur.
Suyun yukarı çıkmasına sebep olan kuvvet ise “osmotik basınç” ve “emme basıncı” adı verilen iki kuvvettir. Örneğin; kuru bir kağıdı diklemesine suya batırdığınızda suyun yukarı doğru çekildiğini görürsünüz. Burada meydana gelen olay “emme basıncı”dır ve bitkilerde suyun hücreler tarafından yukarı çekilmesine neden olur. Hücreyi, kağıt olarak düşünebilirsiniz.
Osmotik basınç ise hücre içindeki iyon ve mineral konsantrasyonu fazla olduğu hallerde ortaya çıkar. Hücre içerisindeki iyon ve mineral konsantrasyonu yükselince hücre derhal su almaya başlar. Hücrenin bunu yapmasındaki amaç, içerisindeki iyon konsantrasyonunu düşürerek normal seviyeye getirmek istemesidir.



